EN

Hem ilham veren hem can sıkıntısını artıran bir yazı

New York Times ‘da çıkan “Epidemiyologlar, ne zaman uçacak, sarılacak ve eski normalimize ilişkin şeyleri yapacak?” başlıklı bir yazı okuyorum.
  • Yazıda , 511 epidemiyolog (salgın bilimci) ve enfeksiyon uzmanı ile sosyal hayata veya bıraktığımız yerden hayata yeniden dönmekle ilgili, yirmi etkinlik için yapılan anket sonuçları ve sonuçlara ilişkin yorumlar var.
  • Yazıya konu olan anket sonuçlarına göre epidemiyologların tümü, gerektiğinde bir doktora gitmek ve açık havada küçük gruplar ile bir araya gelmek konusunda rahatlar.
  • Ayrıca çoğunluk,bir geceliğine kendi araçları ile küçük bir tatile gitmek, bir berber ya da salonda saçını kestirmek sakıncasız diye düşünüyor.
  • Ancak hepsi bir aşı ya da etkili bir ilaç bulunana kadar ki bu yaklaşık yıl sonunu bulur, spor salonları, ibadet , konser gibi etkinliklere katılmayacaklarını söylüyorlar.
  • Ben yazıyı okurken küçük grup açık hava spor etkinlikleri, açık hava konserleri olabilir diye geçirdim içimden.
  • Çünkü, bünyemin “yeni normal” dediğimiz süreci benimseyememesinin en önemli sebebi , özellikle biz şehirli ofis kölelerine nefes aldıran spor salonlarının ıssız kalması ve varlıkları ile yaşama anlam katan sanatçıların konsersiz, bizlerin de onlarsız kalması, olacak.
  • Ayrıca bugüne kadar elde edilen bulgular, enfeksiyonun %80-90 gibi yüksek oranlarda , kapalı, iyi havalanmayan ve kalabalık ortamlardan bulaştığını gösteriyor. Bu tarz kapalı kalabalık gruplanmalar için “hot spots” yani “sıcak noktalar” tanımı kullanılıyor.
  • Gelecek yıl olsun dedikleri etkinlikler ise bizim şu anda bizim sokaklarda şuursuzca ya da zorunluluktan her gün yaptıklarımız ki bunlar arasında uçak yolculuğu, toplu taşımaya binmek, ofiste çalışmak veya piknikler, partiler, kalabalık törenler vb .toplu etkinlikler geliyor.
  • Maskelerden kurtulmak, sarılmak, yeniden spor salonlarına , ibadete gitmek, düğünler ve toplu cenaze törenleri için ise aşı ya da ilaç bulunmuş olmasını bekleyeceklerini söylüyorlar.
  • Uzmanlık alanları salgın ve virüs olup bu ankete katılanlar sorulanlara verdikleri cevapların takvim ile bir ilgisi olmadığını belirterek, cevaplarının “yaygın testleme” , “temaslı takibi” “tedavi “ ve “aşı “ bulunması “ ile yakın ilişkili olduğunu belirtiyorlar. Çünkü, bu veriler, takvim zamanından çok, bizim salgın sırasında güvensiz olan sokaklara çıkabilmemiz için güvenli zonları işaret edebilecek.
  • Kuşkusuz, buradaki anket sorularına verilen cevaplar da , bizlerin yaşamın akışı içinde salgın sürecine verdiğimiz cevaplar da, genel olarak yaşamaya karşı tutumumuz, risk toleransı ve yaşamdan beklediklerimiz ile yakın ilişkili.
  • Ama bu ankete katılan ve konuyu iyi bilenler , kapalı yerler yerine açık havada olmanın , kalabalıklaşmamanın ve maske ile olmanın , riskleri azalttığını ve bu temkinin uzun süre sürdürülmesinin gerekliliği konusunda hem fikirler.
  • Açık hava , güneş ve güvenli şekilde sosyalleşmek önemli elbet ama bu ortamlarda bulunurken ya da bulunmamız gerekirken de, oradaki insanlar sosyal mesafelerini koruyorlar mı ve maskelerini takıyorlar mı ? diye bakmalıyız.

Eğer ortam riskli görünüyor ise kendinize şu soruyu da sorun:

Burada bulunmak zorunda mıyım?
  • Bir de evde durmanın çok daha güvenli olduğunu bilen ve düşünen ancak sokaklara çıkmak zorunda olanlar var ve onların bakılmak zorunda olan yaşlı yakınları ve çocukları .
Hayat neredeyse düğüm olmuş gibi..
Bazılarımız , hayır yapamam dediklerimizi yapmak zorundayız veya çok yakında zorunda kalacağız.
  • Gerçekten hayatlarımız ne kadar karmaşıkmış ki sağ kalımımızı tehdit eden bir salgın söz konusu iken tek cevabın , güvensiz sokaklara çıkmamak kadar basit göründüğü, ne zaman sokaklara çıkabilirim başlıklı yaşamsal bir soruyu bin değişik uzman cevaplayamıyor.
  • Şöyle düşünüyorum bir yandan , küresel ısınma olacak diye çırpınıp duruyorduk ya , evren patlama derecesine kadar ısınmış olsaydı , buharlaşarak ölmemek için başımızın zor sığdığı güvenli ya da güvensiz evlerimiz ya da sığınıklarımızda doğanın insafına sığınarak bekleşseydik..
  • Hala içinde yaşadığımız gezegen algımız gelişmediyse diye ilham verici bir soru sorarak yüreğinizi şimdilik şöyle soğutayım, az kaldı, zannederim geçirdiğimiz kadar bir süre daha geçince bu salgın geçecek.
  • Çok çok uzun süredir, balkon altına ilişip sohbet ettiğim canım anneme , boyayamadığı beyaz saçların ona çok yakıştığını söylemek istiyorum.
Yazıdan alıntılayarak bitireyim..
“Küçük bir çocuğunuz varsa, onun gelişememe riski ,sizin hastalanma riskinizi aşıyor demektir”
John C. Nelson, Precision for Medicine
en_USEnglish
tr_TRTurkish en_USEnglish