EN

Havalandırma ve klima sistemleri, Covid-19 hastalığının bulaşma dinamiklerini nasıl etkiliyor? 

ESİN ŞENOL: Prof.Dr. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı
FİLİZ PEHLİVAN: Makina Mühendisi, Isıtma-Havalandırma-Klima Sistemleri Uzmanı
  • Evlerimizden çıkmaya hazırlanırken, korona sıcağına tutulmamak mümkün olacak mı?
  • Ocak 2020 tarihinden itibaren, Çin ve komşu Asya ülkelerini etkisini altına alan ve Şubat ayından itibaren dalga dalga tüm kuzey yarım küreye yayılan salgının, yaz mevsimindeki seyrini kontrol altında tutmak mümkün olabilecek mi?
  • Kendimizi en güvende hissettiğimiz evlerimiz ve açık hava dışında, çok özlediğimiz sosyalleşme ya da zorunlu kalabalıklardaki riski nasıl en asgari düzeyde tutabileceğiz?
  • Bireylerin kendi risklerini bilmesi ve yönetebilmesi için, risklerin ne olduğunu iyice kavraması gerekiyor.
  • Önce şunu söyleyelim yaz mevsiminin bize sunduğu en önemli avantaj, sosyal mesafeyi rahatlıkla koruyabileceğimiz açık alanlarda olabilme şansımız.
  • Salgın başladığından beri yapılan tespitler de virüsün, insanlar aracılığı ile dolaşıp bulaştığı bilgisini doğruluyor.
  • Bulaşmalar en sık, kapalı ve kalabalık ortamda gerçekleşiyor.
  • Bugüne kadar gerçekleşen bulaşmaların %90’ının, toplu taşıma, iş yerleri, restoranlar, barlar, düğün ve cenazeler gibi sosyal toplanmaların olduğu kapalı ortamlarda gerçekleştiğini biliyoruz.
  • Açık havada bulaşmaların olduğu maçlar, plaj partileri gibi etkinliklerde ise aslında bulaşmanın temel yolu olan damlacık teması ve yoğun dokunma var.
  • Virüsün, yaşamayı sevdiği 4-22 oC, düşük ısı ve düşük nem koşullarının değiştiği yaz mevsiminde; park, bahçe, sahil gibi açık alanların, sosyal mesafeye dikkat edilerek, zaman geçirilecek en emniyetli alanlar olduğu söylenebilir.
  • Ancak çoğumuz evlerimizde kalıp, sabah ya da akşam serinliği gibi ısı ve nemin kendi sağlığımız için en uygun olduğu saatlerde sokağa çıkabilme ayrıcalığına sahip değiliz.
  • İçinde bulunduğumuz iklim kuşağında, yaz mevsiminde, evlerimizde bile sıklıkla kullanmak zorunda olduğumuz klima sistemleri ile ilişkili uyarı ve verileri bilmek büyük önem taşıyor.
  • Çünkü siz bireysel olarak risklerinizi iyi yönetmenize rağmen, bu salgında genellikle kapalı ortamlarda gerçekleşen “büyük yayılmalar” denilen bazı bulaşma dinamikleri nedeniyle riskte olabilirsiniz.
  • Bu tür bulaşmalardan biri nedeniyle, kapalı ortamlarda çalışan klima cihazlarının, ortamda hasta bir kişi varsa virüsün yayılımını ne kadar kolaylaştırabileceğini anladık.
  • Salgının başlangıç zamanlarında, Çin’de bir restoranda, tek bir kişi, aynı masada ve yakın masalarda klima cihazının yarattığı hava akımı yönünde oturan dokuz kişiye hastalığı bulaştırmıştı. Klima cihazı, iç hava ile çalışan split klima cihazıydı ve ortamda taze hava miktarı çok yetersizdi.
  • Araştırmacılar, restorandaki havanın akış yönünün damlacık iletimi ile tutarlılık gösterdiğini tespit edip, virüsün restoranlarda yayılmasını önlemek için masalar arasındaki mesafenin artırılmasını ve havalandırma sisteminin iyileştirilmesini önermişti.
  • Bu salgın ile ilişkili araştırmada, virüs RNA’sı klima cihazı üzerinden alınan örneklerde bulunmamış, klima cihazının yarattığı hava akımının enfekte kişiden yayılımı kolaylaştırdığı sonucuna ulaşılmıştı.
  • Havalandırma sistemleri ile ilişkili olan bir diğer bulaşma örneği ise, Amerika’da salgın sürecinde, et entegre ve paketleme tesislerinde görülen, 29 eyalette, 170 tesiste çalışan, 10.000’den fazla et paketleme tesisi çalışanının koronavirüs testinin pozitif çıktığı ve et endüstrisi işçilerinin en az 45’inin öldüğü salgındır.
  • Bu tesislerin kendine özgü ve devamlı iç havayı sirküle eden soğutma sistemleri ve ortamın soğuk havası, bu salgının nedenleri arasındadır.
  • Salgından korunmak için sürdürülen izole hayat ve sosyal mesafeyi korumaya yönelik kısıtlamalar hafifletilerek, bir süre sonra, toplu halde bir arada olunan binalar yeniden kullanıma açılacak. Belki uzun bir süre eski normale dönülemeyecek. Asansöre binerken, ofislerde çalışılırken, okula, tiyatroya, sinemaya, restorana giderken endişe duyulacak, toplu taşıma araçlarına binerken tedirgin olunacak. Bu endişelerin giderilebilmesi için, ‘Sağlıklı Çevre’ kriterlerinin belirlenmesi ve sağlanması gerekiyor. Artık insanlar, bulundukları ortamların kalitesi açısından daha fazla farkındalık taşıyacak, uçakları ve yolcu gemileri hakkında daha seçici olacaklar.
  • Dev binalarda, alışveriş merkezleri ve büyük otellerde, toplu taşıma araçlarındaki mekanik havalandırma sistemlerinin oluşturacağı risk, yeniden açılma dediğimiz ve tedbir ile önlemleri sürdürmemiz gereken, salgının bu evresinde daha da büyük önem taşımaktadır.
KLİMA VE HAVALANDIRMA SİSTEMLERİ İÇİN ÖNERİLER
Yaz mevsimi nedeniyle, ofislerimiz, evlerimiz ve araçlarımız için bireysel olarak kullanacağımız klima cihazları ve restoran, otel, AVM gibi ortak alanlarda kullanılacak olan havalandırma sistemleri için önerileri genel olarak şu şekilde özetlemek mümkün.
1) KONUT UYGULAMALARI
Konutlarda, sıcak iklime sahip bölgelerde genel olarak, oda tipi ısı pompalı split klima cihazı ile soğutma ihtiyacı giderilmektedir.
Ev tipi vantilatörler de, oda içi hava hareketini artırarak konfor sağlayan ve kullanılan cihazlar arasındadır.
a) Oda Tipi Klima Cihazları: Tek bir zon içerisinde iç havayı sirküle eder. Bireysel kontrollüdür. Konut içi, giren çıkan kişilerin kontrol edilebilir olduğu
uygulamalarda kullanılabilir. Ancak yine de, iç havanın çevrilme işlemine, hafif açık pencereden girecek dış hava ve doğal egzoz eşlik etmelidir. Pencerelerin açık olmasının dezavantajı kontrolsüz hava nedeniyle içeriye toz girecek olmasıdır. Dış hava tozunun tutulabileceği bir filtre ile donatılmış fan ile taze havanın içeriye alınıp, egzoz atışının mutfak ve tuvalet fanları ile egzoz edilmesi daha ideal bir sonuç sağlar.
Oda sıcaklığını 24-30 oC arasına ayarlamak, nem değerini de %40-70 arasında tutmak idealdir.
Nemli iklimlerde sıcaklık 24 oC’ye yakın değere ayarlanıp, nem alınabilir, Kuru iklimlerde sıcaklık 30 oC’ye yakın ayarlanıp, fan hızı dolayısıyla odadaki hava hareketi artırılabilir,
Kuru iklimlerde bağıl nemin % 40’ın altına düşmesi önerilmemektedir, oda içine yatay bir kap ile su koymak nemin artışına yardım edecektir.
b) Ev Tipi Vantilatör: Tavan ya da ayaklı tip vantilatörler iç mekan konforu için ucuz ve etkili bir yöntemdir. Mahal içinde hava hareketini artırarak, konveksiyon ve buharlaşma yoluyla ısıyı dağıtır ve oda içi konforu artırır. Vantilatörler, pencereler kısmen açılarak çalıştırılmalıdır.
2) TİCARİ VE ENDÜSTRİYEL TESİSLER
Ticari kuruluşlar ve endüstriyel tesisler, çoklu kullanıcıların ve hatta geçici ziyaretçilerin bulunduğu mahallere sahiptir. İklimlendirme sistemlerinin çalıştırılmasında önlem alınması gereken de bu husustur. Covid-19 salgını açısından, iklimlendirme sistemleri 2 sınıfta değerlendirilebilir.
a) Merkezi Sistem: Klima santralları ile daha iyi havalandırma, filtreleme ve serpantin dezenfeksiyonunu mümkün kılan, filtrelenmiş, soğutulmuş havayı kanallarla taşıyan, mahallere üfleme ve emiş elemanları ile dağıtıp, toplayan merkezi bir sistemdir.
b) Bireysel Kontrollü Sistem: DX veya VRV dış ünitesine gaz; Soğutma Grubuna (Chiller) soğutulmuş su boruları ile bağlanan kaset tipi, duvar tipi, salon tipi, kanal tipi iç üniteler ve fan-coil cihazları. Bu cihazlar iç havayı döndürerek çalışırlar.
a) Merkezi Sistem:
Hava yoluyla Covid-19 enfeksiyonu riskini sınırlamak için en iyi uygulama, iç ortamları; filtrelenmiş, gerekli üfleme sıcaklığına getirilmiş, ihtiyaca göre nemlendirilmiş atmosfer havası ile güçlü bir şekilde havalandırmaktır. Merkezi veya kanal tipi klima santralları, uygun filtreleme dizisi ile salgın dönemlerinde %100 taze hava ile çalıştırılarak, riski azaltacak ideal mekanik havalandırmayı sağlayabilirler.
Salgın riskini azaltmak açısından merkezi havalandırma sistemlerini çalıştırırken dikkat edilmesi gereken işletme prensipleri şunlardır;
 Yeterli miktarda havalandırma sağlanmalıdır (taze hava ve egzoz).
 Serpantinlerin bakımı yaptırılmalıdır.
 Mahal sıcaklığı 24-30 oC, bağıl nemi %40-70 arasında tutulmalıdır.
 Mahal içi CO2 oranları düzenli ölçülmelidir.
 Mekanik havalandırma sistemi mahale insanlar girmeden en az 2 saat önce nominal hızda çalıştırılmalıdır. İnsanlar boşaldıktan 2 saat sonra düşük hıza
alınabilir.
 Geceleri ve hafta sonları havalandırmayı kapatmamak düşük hızda çalıştırmaya devam etmek gerekir. 7/24 çalıştırmak, virüs parçacıklarını binadan uzaklaştırmaya ve yüzeyden salınan virüs parçacıklarını temizlemeye yardımcı olacaktır.
 Mekanik havalandırma dahi olsa düzenli olarak pencereleri açarak mahalleri havalandırmak gerekir.
 Havalandırma sistemleri %100 taze hava ile çalıştırılmalı, karışım havası kullanılmamalıdır. Eğer karışım havası kullanılırsa; dönüş kanallarındaki virüslü
parçacıklar merkezi klima santrallarının geri dönüş sisteminden binaya tekrar girebilir. Covid-19 süresince karışım hava damperlerini kapatmak gerekir (otomatik veya manuel olarak).
 Klima santralları %100 taze hava ile çalıştırıldığında, soğutma yüklerinde yetersizlik olabilir ve istenen konfor şartları sağlanamayabilir. Bu durumun bir süre kabul edilmesi gerekecektir. Çünkü bulaşmayı önlemek ve halk sağlığını korumak konfordan önemlidir. Elbette bu arada, enerji sarfiyatı açısından ek önlemler alınabilir. Aydınlatma yüklerinde kısıtlamaya gidilmesi, ısı kazancına neden olan camların “film” ile kaplanması, güneş kırıcılar ve panjurların kullanılması gibi.
Klima santrallarının taze hava emiş panjurlarının; bir başka klima santralının egzoz havasını ve tuvalet fanlarının atış havasını emmeyeceğinden emin olunmalıdır.
Klima santrallarının standart filtrelerine güvenilmemelidir. Mevcut klima santrallarındaki en iyi ihtimalle F7, F8 tipinde olan filtreler bu virüsü tutamaz.
Tuvaletlerin egzoz havalandırma sistemleri 7/24 açık tutulmalı, tuvalet pencereleri karşıt akım yaratmamak için kapatılmalıdır.
Mekanik havalandırma sistemi olmayan binalarda pencereler düzenli olarak açılmalıdır. Özellikle bir insan grubunun terkettiği odaya girmeden önce, en az 15 dakika süresince odayı havalandırmak gereklidir.
%100 taze havalı çalışan klima santrallarının varsa “ısı geri kazanım sistemlerinde” emiş havası hattından, besleme havası tarafına virüs geçişi olasılık
dahilindedir. Özellikle Rotorlu (Dönel) Tip Isı Geri Kazanım Sistemleri bu dönemde devre dışında tutulmalıdır. Ancak, %100 hava sızdırmazlık garantisi verilen sistemler kullanılabilir.
Filtre verimleri kontrol edilmeli, yetersizse değiştirilmelidir. Filtreleri değiştirirken, mevcut sistemin fan basınç değerleri göz önünde tutulmalıdır.
Filtrelerin bakımlarını yapmak yerine, hijyen kurallarına dikkat ederek yenilemek tercih edilmelidir.
Kalabalık ortamlara girildiğinde, kesinlikle maske, eğer mümkünse siperlik takılmalıdır.
b) Bireysel Kontrollü Sistem:
İç havayı döndürerek ısıtma ve soğutmayı sağlayan klima cihazlarının kullanımı konusu dikkatli değerlendirilmelidir.
Araştırmalar, yüksek oranda iç hava ile yapılan havalandırma ile hastalık oluşumu arasında doğrudan bir ilişki olduğunu göstermiştir. Aynı havanın çevrildiği durumlarda, insanların bulaşıcı hava kaynaklı bir hastalığa yakalanma şansı yüksektir.
Covid-19 salgınının azaltılmasında hava kalitesinin önemi tüm bilimsel çalışmalarda ortaklaşılmış bir faktördür. Mecbur kalınmadıkça iç hava ile çalışan klima cihazları toplu halde bulunulan mekanlarda kullanılmamalıdır. Kullanılmak zorunda ise kesinlikle kapatılmadan devamlı çalıştırılmalı ve taze hava ile ilgili önlemler alınmalıdır.
Kaset tipi, duvar tipi ve salon tipi klima cihazı gibi iç havayı çevirerek çalışan cihazlar mümkünse kullanılmamalıdır. Eğer kullanılmak zorunda ise %100 taze hava ile çalışan bir klima santralı ile desteklenmelidir. Bu cihazları sadece iç havayı çevirerek çalıştırmamak gerekir.
Mevcut sistemlere, en azından filtre ile donatılmış merkezi bir fan ile dış hava getirilmeli, mahale menfezlerle dağıtımı sağlanmalı veya taze hava, iç ünitelerin hemen yanına bırakılmalıdır.
Bu durumda, mevcut iç ünitelerin kapasitesi yetersiz kalabilir. Bunu önlemek için havayı sadece bir fan ile getirmek yerine, VRV dış üniteye bağlanabilen veya kapasite müsaitse merkezi ısıtma/soğutma sisteminden destek alan klima santrali eklenmesi önerilir. Taze havanın ihtiyacı olan ısıtma/soğutma yükü eklenen klima cihazı ile karşılanırken, mevcut iç ünite, oda yükünü sağlamaya devam edebilecektir.
Bazı kaset tipi iç ünitelerin taze hava bağlama imkanı veren aparatı vardır, bu denenmelidir.
Mahale hava sağlama imkanı bulunmuyorsa, pencereler devamlı açık tutulmalıdır.
 Sonuç olarak, taze hava giriş imkanı olmayan ve sadece iç havayı çevirerek çalışan iç üniteler virüs açısından risklidir.
 Mahallere taze hava sistemi tasarlanırken; mahal alanı, kişi sayısı ve aktiviteye göre taze hava miktarı belirlenmeli ve uygun sistem kurulmalıdır.
 Otel odalarında bulunan ve iç havayı sirküle eden fan-coil cihazları hava şartları imkan veriyorsa, kullanılmamalı, başka bir çözüm mümkün değilse; fanları sürekli çalıştırılmalıdır. Sürekli sirkülasyon işleminde, virüs partikülleri devamlı çalıştırılması gereken tuvaletteki egzoz havalandırması ile uzaklaştırılacaktır. Bu arada, odalara taze hava getirilmeli, imkan yoksa, pencere veya kapılar aralık tutulmalıdır.
 Otel odalarında müşteri değişikliğinde, odalar havalandırılarak, mümkünse 1 gün boş tutulmalı daha iyisi; portatif-hepa filtreli hava temizleyiciler ile oda havası temizlenmelidir.
3) TAŞITLAR
Uçaklar için, korona virüsün havadan yayılma olasılığı, dokunma yoluyla yayılımından daha düşüktür. Çünkü; uçakların klima sistemleri virüsler kadar küçük parçacıkları filtreleyebilme özelliğine sahiptir. Ancak uçak kabinlerindeki havanın, klima sisteminden dağılım biçimi, virüsün enfekte olmuş bir yolcu ile aynı sırada oturan diğer yolculara ve hatta komşu bir sırada oturanlara aktarılmasına neden olabilir. Yani “enfeksiyon kapmış bir kişiden ne kadar uzakta oturursanız o kadar iyidir”.
Uçakların tamamen dolu olan koltuklarının hemen tepesinde yer alan hava üfleme nozulları, yolcular için enfeksiyon riskini etkileyebilir. Bu nozulların kapalı tutulmasında fayda vardır.
Uçak havalandırma sisteminin ise hiçbir zaman kapatılmaması gerekmekte, yolcular uçağa alınmadan önce çalıştırılmış olmalıdır.
Yolcu gemilerinde, klima sistemlerinin, enerji tasarrufu sağlamak için dış havayı iç hava ile karıştırması standart bir uygulamadır. Uçaklardan farklı olarak buradaki temel sorun, bu sistemlerin içinde yer alan filtrelerin, korona virüs çapındaki virüsleri tutabilecek yeterlilikte olmaması ve virüsün kamaralara taşınmasına engel olamamasıdır.
Kruvaziyer gemileri bu sorunu, tamamen dış havayı kullanarak ve hava sirkülasyonu yapmadan en aza indirebilir.
Otobüs, tren veya taksi gibi herhangi bir toplu taşıma aracını kullanmak enfeksiyon riski taşır. Özel otomobiller bile, enfekte olmuş bir kişi bir aile üyesi tarafından hastaneye götürülürse, kişiden kişiye yayılma riski taşır.
Araç klimalarının ortamın havasını sirküle edecek şekilde çalıştırılması ve özellikle araçların tavan seviyesinden yüksek hızlarda ortama üflenen havası nedeniyle, araç içi hava yolu virüsü dağıtabilir ve bulaşma ihtimalini artırır.
Bu ihtimali azaltmak için;
 yolcular arasındaki mesafe sağlanmalı,
 araç klimaları, %100 dış hava ile çalıştırılmalı, içerideki havayı yine içeride dağıtan
havalandırma devridaim (recycle) modu kapatılmalı,
 pencereler açık tutulmalı,
 maske ve siperlik bir arada kullanılmalıdır.
en_USEnglish
tr_TRTurkish en_USEnglish