Şarbon; Hiç Gitmeyen ve Yeniden Konuştuğumuz Hastalık
Zoonozlar hakkında; zoonozların, paylaşmayı bilmediğimiz gezegenimizde,karşılılıklılık ilkesini benimsemediğimiz diğer “çok hücreli” ortaklarımızın bize varlıklarını hatırlatma “not” ları olduğunu düşünürüm..
Ne zaman bir zoonoz tehlike sinyalleri verse, bilincimin “bilme düzleminde“ şunlar canlanıverir; “aslında sana zarar vermeyi kastetmemiştim ama beni hatırladığın iyi oldu “ diye vızıldayan sinekler, suçlu suçlu bakan inekler, bakalım tenine yakışıyormuymuşum diyen keneler..
Şarbon çok eski çağlardan beri bilinen, en az tarım tarihi kadar eski bir “zoonoz” dur.
İnfekte hayvanlardan insanlara, tesadüfen bulaşmaktadır.
Etkeni:; Bacillus anthracis, gram pozitif, kapsüllü ve sporlu bir bakteridir.
Şarbon ( Fransızca karbon : kömür , Yunanca’da da anthrax: kömür demektir ) lezyonu , ortası koyu , kömür siyahı olduğu için hastalığa bu isim verilmiş olup , “çoban çıbanı” veya “kara kabarcık” olarak da adlandırıldığı anlaşılmaktadır.
Temel olarak ot yiyen hayvanların hastalığıdır ve “otlak” veya “mera “ hastalığı olarak bilinir. En sık, sığır, koyun, keçi ve atlarda rastlanılmakta olup, hayvanlar arasında duyarlılık farkları vardır. Örneğin kedi ve köpekler nispeten dirençlidir. Kuşlar ve hindi dirençlidir. Ama ördek , kaz ve devekuşu hastalanabilmektedir. Hastalandırıcı dozlar üzerinden örneklendirirsek, koyunların hastalanması için 100 birim gerekirken, köpeklerin hastalanması için, 5X1010 birim gerekmektedir.
Spor yapan bir bakteridir. Tüm spor yapan canlılar (tabii ki benzetme yerinde olmakla birlikte burada kastedilen spor farklıdır ) gibi dayanıklılığı buradan gelir. Sporları ısıya, dış ortam koşullarına ve dezenfektanların çoğuna dirençlidir. Koşullar elverişli olmadığında ve oksijen ile temas durumunda sporlanır. Böylece onlarca yıl-altmış yıl kadar olabilir- toprakta varlığını sürdürür.
Sporları, 15 dakika basınçlı buhar veya 10 dakika kaynatılmakla veya 150 oC kuru ısıda 1 saatte ölür.
İnsanlar, tesadüfen, hasta hayvan veya hayvan ürünleri ile doğrudan veya dolaylı karşılaşma sonucu hastalanırlar.
İnsana bulaşmada başlıca üç yol bulunur :
- Gastrointestinal : etkenin yenilerek alınmasıdır. Hayvanlar sporlar ile bulaşmış çayır/çimeni yiyerek alırlar. İnsanlar ise pişmemiş ya da çiğ et tüketerek bu yoldan hastalanabilirler. Bu temas için kuluçka süresi: 3-7 gündür. Daha nadir görülen bu yol ile gelişen hastalık ağır olup ölümcül seyredebilmektedir. Karında asit, sepsis , kusma, kanama ,şiddetli karın ağrısı olabilir.
- Cilt: en sık görülen bulaşma yoludur. Tüm olguların %95’i bu formdadır. Ciltteki kesik ve çatlaklardan sporların girmesiyle gerçekleşir. Dokuda nekroz ve ödem gelişir. Ortası siyah eskarlı , etrafı ödemli, ağrısız ve iltihapsız bir lezyon gelişir. İyileşme 10 gün içinde başlayıp, 2- 6 haftayı bulmaktadır. Temas ile hastalık arasında geçen süre , 2-7 gün arasındadır; 1 gün kadar kısa, 19 gün kadar uzun kuluçka süreleri bildirilmiştir.
- İnhalasyon : sporların soluma yolu ile alınmasıdır. Bu yol ile bulaşmanın olabilmesi için, sporların,5 mikrondan küçük partiküller halinde olması gerekmektedir. Yün eğirici hastalığı olarak da bilinir. Bu durumda akciğerde ödem, kanama gelişir, ağır ve sıklıkla ölümcül seyreder.
- Damar içine ; bulaşmış eroin enjektörleri ile gerçekleşmiştir. Bu yol ana bulaş yolu değildir.
Günümüzde insan olguları azalmakla birlikte , şarbonun hala önemli bir hastalık olma nedeni, sporlarının dış ortamdaki uzun yıllar dayanıklılığı nedeniyle “biyolojik silah “olarak kullanılabilme potansiyeli ve şarbondan ölen hayvan leşleri ile bulaşmış topraktaki odaklarından, koşullar elverdiğinde tekraren, salgınlara yol açabilmesidir.
Hayvan olguları, 1930’larda bulunmuş oldukça etkili bir aşı ile kontrol altına alınmış olmakla birlikte , bazı bölgelerde ; Orta Doğu ; İran, Lübnan, Türkiye dahil, Orta Asya; Kırgızistan , Türkmenistan dahil, endemik (sürekli görülen ), Batı Afrika ve Güney Amerika ise hiperendemik (zaman zaman salgın yapabilen ) düzeylerde olup hiç kaybolmamıştır.
İnsan olguları ise, Amerika’da biyolojik silah olarak kullanılması, İngiltere’de eroin iğnelerinden bulaş ve ülkemizde bugünlerde olduğu gibi hayvan ticareti ile sınırları aşan bulaş gibi nedenlerden yeniden gündemdedir.
Şarbon hastalığı gelişme koşullarına göre de, “endüstriyel “ ve “tarımsal “olmak üzere ikiye ayırılır. Otlak hayvanlarının aşılanma düzeylerinin düşük olduğu ülkelerde, daha çok , çiftçi, tarım işçisi gibi , doğrudan hasta veya ölmüş hayvan ile temas edenlerde gelişen “tarımsal” olgular görülürken, hayvan şarbonunun kontrol edildiği ülkelerde daha çok , hayvanın yünü, derisi, kemikleri gibi ürünleri sanayide işlenirken, dolaylı temas ile gelişen “endüstriyel” olgular bildirilmektedir.
Aslında daha çok, kasap, çoban, çiftçi, veterinerleri etkileyen bir meslek hastalığıdır. Endüstriyel olgular, dericilik , ayakkabacılık yapanlar, halı dokumacıları, yün eğiricileri, kürkçülük yapanlarda görülebilmektedir.
Gastrointestinal şarbon ise en sık geleneksel gıda şeklinde “çiğ et “ tüketimi ile ilişkili görülmüş olup, iyi pişmiş et , pastörize süt ve süt ürünlerinden bulaşmamaktadır.
Bir potansiyel olarak insandan insana bulaş olabileceği halde, böyle bulaşma gösterilmemiştir
Sütten bulaş da bildirilmemiştir. Çünki hastalığın en ileri aşamasında süte geçiş olasılığı olsa bile hayvan o aşamada süt verememektedir.
Türkiye ‘de 1960-2005 yılları arasında toplam 26.954 insan vakası bildirilmiştir. Doğu ve İç Anadolu ‘da sıktır. En çok ; %95 cilt şarbonu görülmüştür.Toplam ölüm %1 den azdır.
Şarbonun, hastalık yapan ve dokuda bulunan “vejetatif “ formları ile dış ortamda bulunan ve bulaşan “spor “ formları arasındaki geçiş koşullarının anlaşılması , bulaşma yollarının ve kaynaklarının anlaşılması bakımından çok önemlidir.
Şarbon olan ve ölen hayvan leşlerinde çok sayıda vejetatif formda bakteri bulunur. Hayvanın sütünde bakteri bulunmaz. Bu form ısıtılmaya ve dış koşullara dayanıksızdır.
Ancak bakteri , oksijen ve dış ortam ile temas durumunda 1-2 gün içinde sporlanarak dayanıklılık kazanır. Bu aşamadan sonra ,o toprakta, çok uzun yıllar varlığını sürdürecektir. Ölen hayvanın, derisi, yün, tüy, kıl gibi ürünlerinin heba edilmemek üzere işlenmesi durumunda, bu ürünlerdeki sporlar , cilt veya soluma yolu ile hastalık kaynağı olabilecektir.Doku gibi elverişli ortama eriştiğinde de “vejetatif” formlarına dönüşecektir.
Hastalığın tanınması ve tanımlanması kolaydır. Doğru alınan bir örnekte , basit boyamalar ve ekimler ile basil görülebilir ve üretilebilir. Ayrıca, çoğunlukla gerek kalmamakla birlikte, moleküler yöntemler gibi daha ileri teknikler de kullanılabilir.
Hızlı ve etkin tedavi çok önemlidir. Penisilin aslında bilinen en etkin antibiyotiktir ancak son yıllarda penisilin direnci bildirilmektedir. Sefalosporinlere yüksek düzeyde direnç vardır.
Penisilin hala seçilecek ilaç olmakla birlikte; doksisiklin ve siprofloksasin en iyi diğer seçeneklerdir ve çoğunlukla tercih edilmektedirler
Şarbon, antik çağlardan beri bilinen, etkin ve başarılı bir hayvan aşısının bulunması ile kısmen kontrol edilmesi başarılmış ama bizi hiç terk etmeyen ve güncelliğini zaman zaman artırarak sürdüren bir hastalıktır.
KAYNAKLAR
- Anthrax in humans and animals – 4th ed. WHO Library Cataloguing-in-Publication Data. I.World Health Organization. II.Food and Agriculture Organization of the United Nations. III.World Organisation for Animal Health. ISBN 978 92 4 154753 6 (NLM classification: WC 30)
- Doğanay M, Demiraslan H. Human anthrax as a re-emerging disease. Recent patents on enti-infective drug discovery, 2015,10:10-29
- Wilson HK, Microbiology, pathogenesis and epidemiology of anthrax. UpToDate
- Christie AB. Anthrax. In Infectious Diseases Churchill Livingstone.Fourth edition.1987