Ateş, Bizim Yangın Alarmımız
Ateş, Bizim Yangın Alarmımız
ATEŞ, BİZİM YANGIN ALARMIMIZ

Ateş ; beden derecesinin normal (37 oC) sınırlarının üzerine çıkmasıdır
Yani , sabah: 37.3 ve akşamüstü 37.8 ve üzerinde olması.
En iyisi dijital termometreler ile ağız veya kulak ölçümüdür
En yanlışı ise koltuk altı ölçümleridir
Ateş bedenin “yangın alarmı”
Tehlike algısına karşı “ yangın söndürücüleri” çağırma yöntemi..
Yangın söndürücüler ise infeksiyon belirteçleri olarak da tanımladığımız iltihap ve/veya infeksiyon bulguları ; lökositoz ve CRP olarak bildiklerimiz kısaca..
Ateş ani olarak ve başka bulgularla (üşüme, titreme, vücut ağrıları ) ortaya çıkabilir ya da sadece ölçümlerle anlaşılacak şekilde sinsi biçimde ortaya çıkıp çok uzun sürebilir ..
Halsizlik, bitkinlik, uyuma / dinlenme gereksiniminin artması, genel ağrılar, iştahsızlık en sık eşlik eden bulgulardır. Aslında bütün bu bulgular da , bizi o sırada en çok ihtiyacımız olan dinlenmeye yönlendirmektedir. Nasıl ki ağrıyan bir eklemimiz dinlendirerek iyileştiriyorsak, bağışıklık sistemimiz de huzur içinde işini yapabilmek için buna gereksinim duyar.
Olup biten tümüyle yararımızadır yeter ki biz bedenimizi dinlemeyi bilelim…
Ateş neden olur?
Ateş çoğunlukla infeksiyonlar ile ilişkilidir. Yine çoğunlukla “viral” olanlar nedeniyle ortaya çıkar. Özellikle okul çocukları, çalışan, kalabalıklara karışan erişkinlerde sıklıkla kış aylarında kısa süreli ateş yılda 2-4 kez karşılaşabileceğimiz bir durumdur.
Yanlışlıkla uzandığımız antibiyotikler bir yangın söndürücü olmayıp bir de üzerine yangına körükle giderler. 
Bazen de sinsi ve uzun süreli , haftalarca hatta aylarca süren ateş olur. Bu duruma bazı infeksiyonlar ama daha çok romatizmal hastalıklar veya kanser neden olabilir.
Ateş, bedenimizde pek çok değişime yol açar. Oksijen tüketimimiz artar. Kalp, beyin, akciğerlerimiz, gebede rahim ve fötus bu katabolik süreçten olumsuz etkilenebilir.
Bu nedenle aşağıda sıralanan durumlarda ateşin yükselmesi önlenmelidir.
Ateş Nasıl Düşürülmelidir ?
Ateş yönetiminde; ateş düşürücü kullanılmalıdır. Ek olarak ılık su (musluk suyu) ile silme veya yıkama yardımcı olur..
Tek başına soğuk ya da ılık banyonun hiçbir etkisi olmadığı gibi üstelik soğuk duş ters etki de yapabilir.
En iyi ve en az zararlı ateş düşürücü “parasetemol” dür. Tüm yaş gruplarında ve gebede rahatlıkla kullanılabilir. Ağızdan kullanılması yeterli olmaz ise , damar yolu ile uygulanabilir.
Aslında aspirin de çok etkili bir ateş düşürücüdür ancak bazı yan etkileri kaygı yarattığı için yaygın kullanılmaz.
Ağrı kesici olarak bildiğimiz “ibuprofen “ gibi ilaçlar tek başına parasetemol ile ateş kontrol edilemediğinde kullanılmalıdır.
Yeterli sıvı alımı , istirahat, protein ve vitaminden zengin sindirimi kolay gıdaların tüketilmesi, mümkün olduğu kadar hafif ve koltuk altları rahat giysiler önerilir.
“Tavuk suyuna çorba”, ıhlamur, ada çayı gibi , salgı akışlarını rahatlatıcı sıvılar yangını söndürmese de , itfaiyeye destek olur.
ANTİBİYOTİKLER ATEŞ DÜŞÜRÜCÜ DEĞİLDİR !!!!
ÜSTELİK KENDİLERİ ATEŞE NEDEN OLUP BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNE ZARAR VERMEKTEDİRLER
Ateş ne zamana kadar düşürülmeli / Ne zaman sağlık kuruluşuna gidilmelidir ?
Aslında viral infeksiyon ateşi , 3 veya 5 günde düşer.
Şu durumlarda “ateş” önemsenmeli ve infeksiyon hastalıkları doktorlarına/ bölümlerine başvurulmalıdır.